Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer'den uyarı!
Beyin tümörlerine karşı telefonunuzu kulaklıkla kullanın  
3 Generation (3G) ile abonelerin telefonla geçirdiği süre artınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer'den uyarı geldi.

Görüntülü konuşmaya geçilmesine rağmen abonelerin büyük bölümünün hala sesli konuşmayı kullandığını belirten Acarer, Kurum laboratuarlarında yapılan incelemelere göre beyinde tümör oluşturma riskine karşı uzun görüşmelerde kulaklık kullanmayı tavsiye etti. Acarer, konuşma esnasında telefonun yüze yapıştırılmadan 45 derecelik açıyla tutulmasını önerdi. Acarer, telefonu açar açmaz kulağa götürülmesinin zararlı olduğunu söyledi.

3 GSM şirketinin başlattığı sınırsız konuşma paketleriyle vatandaşların konuşma süreleri artıyor. Bu yılın ilk 3 ayında geçen yılın aynı dönemine göre Turkcell'de yüzde 45, Vodafone'da yüzde 13,7, Avea'da ise yüzde 8'lik görüşme sürelerinde artış yaşandı.

Bir ayda Turkcell'li 107,1 dakika, Vodafone'lu 141 dakika, Avea'lı ise 188 dakika konuştu. Bu artışların sabit ve mobildeki toplam görüşme trafiğini 2009 yılı sonunda 103 milyar dakikadan 150 milyar dakikaya çıkaracağını kaydeden BTK Başkanı Acarer, abonelere önemli uyarılarda bulundu.

Cep telefonuyla konuşmanın sağlığa etkilerinin çok önemli ve geniş bir konu olduğunu kaydeden Acarer, tüketicinin dikkat etmesi gereken konuları sıraladı.

Baz istasyonu ne kadar uzaksa cep telefonun o kadar tehlikeli olacağını ifade eden Acarer, "Çünkü baz istasyonu ne kadar yakınsa cep telefonu iyi irtibat kurar yaydığı radyasyon azalır." dedi. Şehir dışına çıkıldığında sabahtan şarj edilen telefonun bataryasının akşama kadar azaldığını ifade eden Başkan, bu durumu şehir dışında baz istasyonun daha seyrek olmasına bağladı. Baz istasyonunda irtibatlı kalabilmek için telefonların daha çok enerji harcadığına vurgu yapan Acarer, "Bu yüzden şehir dışında telefonunuzu vücudunuzdan uzakta bulundurun. Arabanın koltuğuna koyun. O telefonun baz istasyonuyla irtibatta kalabilmesi için daha çok verici yayacaktır. Ben bunu söylüyorum ama tam tersi şeyler söylüyorlar. Mühendis olarak söylüyorum tersini mühendis olarak ispat etsin." diye konuştu.

TELEFONU YÜZE YAPIŞTIRMAYIN

Kullanılan cep telefonlarının hem alıcı hem verici bir cihaz olduğunu söyleyen Acarer, görüşmelerde özellikle kulaklık kullanılmasında yarar bulunduğunu aktardı.

Uzun görüşmelerde mutlaka kulaklık kullanmayı tavsiye eden Acarer, araçtayken sete bağlanıp hoparlörden görüşülmesinin daha sağlıklı olduğunu ifade etti.

Cep telefonunu sürekli aynı tarafla değil değiştirerek görüşülmesi gerektiğine dikkat çeken Başkan, "Telefon yüze yapıştırma şeklinde değil de kulakta belli bir açıyla tutulması gerekir. Daha yararlı. Laboratuarda inceliyoruz. Direk yapıştırdığınız zaman daha fazla enerji basıyor. Değişim olmasında yarar var." şeklinde konuştu.

Çaldırma sırasında telefonu kulağa dayamamakta da büyük yarar olduğunu söyleyen Acarer, gerekçesini cihazın en fazla enerjiyi o sırada harcamasıyla açıkladı.

Karşı taraf telefonu açtığında radyasyonun rutine geçtiğini ve etkisinin azaldığını vurgulayan Acarer, hoparlörü açıp çalma sesi duyulana kadar telefonu kulağa götürmemek gerektiğini belirtti.

CEP TELEFONUNUN TESPİT EDİLEN ZARARLARI

Geçici işitme aksaklıkları, gözlerde kararma, sulanma ve yanma, kalp ritminde bozukluk, kalp pilinin arızalanma riski, yoğun stres ve yorgunluk hâli, konsantrasyon ve dikkat dağılması, baş ağrısı ve sersemleme, unutkanlık, refleks zafiyeti, kulakta çınlama ve ısınma, görüş alanında daralma, gözlerin çapaklanması. Uzun dönemdeki zararları ise beyin tümörü, işitme siniri kökenli tümörler, cilt kanseri, yüksek tansiyon, görme bozukluğu, kan hücrelerinin deformasyonu, kan beyin bariyerinin zedelenmesi, kalıcı işitme kayıpları, kalp hastalıkları, hafızada zayıflama, embriyo gelişiminin zarara uğraması, düşük ihtimalinde artış, sperm sayısının azalması.

SIHHATİNİZ DEĞERLİDİR. "KORUYUN."
 
Cebimizde Baz İstasyonu Taşıyoruz.
 
Evet, baz istasyonları zararlı diye karşı çıkıyoruz ama, cebimizde zararını önleyici tedbir almadan, EN AZ BAZ İSTASYONU KADAR TEHLİKELİ telefon taşıyoruz.
'Çocuklara cep telefonu vermek, onları esrara alıştırmak gibi'
 
Cep telefonunu çocuklara vermeyi bırakın, onların yanında bile cep telefonu kullanmamak lazım.

Küçücük bebekleri cep telefonuyla konuşturuyorlar. Anaokuluna giden çocuklar için üretilmiş telefonlar var. Hatta, dükkan dükkan dolaşarak, daha 8 yaşındaki çocukları için pembe cep telefonu arayan anne babalar var. Pembe yanaklı masum çocukların cep telefonu reklamlarında kullanılması milletçe savunma mekanizmalarımızı bozdu galiba, çocukların oyuncağı gibi görmeye başladık.

Çocuklardan cep telefonunu kesinlikle uzak tutmak lazım. Küçük çocuklar cep telefonlarıyla çok daha fazla radyasyon yutuyor. Adeta anten gibi radyasyonu çekiyorlar.

Çocuklara cep telefonu vermek, onları esrara alıştırmak gibi. Çok küçük yaşta sigaraya başlamak gibi. Çok küçük yaşta sigaraya başlanırsa kümülatif etki daha fazla olur. Küçük yaşta cep telefonuyla konuşmaya başlamanın kümülatif etkisi çok daha korkunç.
CEP EĞER FİLTRESİZ İSE...
 
Bundan 20 yıl sonra...... cep telefonu kullanmak çok tehlikelidir diyerek kullanılması yasaklanacak. Bir zamanlar sigaranın zararlarından bahsedilmeyip, duvar boyu reklamları yayınlanıp, şimdi yasaklanmaya başlanması gibi... Görelim
Elektromanyetik kirlilik artıyor.
 
8 Mart 2009 Prof. Dr. Şeker, yaptığı açıklamada, EM enerji kullanımının yaygınlaşmasının insan organizması için büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti. EM alanlarının, kısa zamanda hissedilen baş ağrıları, göz-kulak yanmaları, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, uykusuzluk, gündüz uykulu dolaşma gibi rahatsızlıklara sebep olduğunu bildiren Prof. Dr. Şeker, ayrıca uzun sürede ortaya çıkabilen ve hücre yapısı ile vücudun koruma sistemini etkileyen biyolojik riskleri bulunduğunu kaydetti.












 
Bugün 10290 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol