EMR NEDİR?
RF Radyasyon Emniyeti

 

      Her ne kadar Amatör Radyo temelde tehlikesiz bir uğraş olsa da son yıllarda elektromanyetik radyasyonun (EMR), RF enerjisi ve 50-60 Hz'lik güç frekanslarının elektromanyetik alanları dahil muhtemel zararları yoğun bir şekilde ilgi görmekte ve tartışılmaktadır. Konuyla ilgili olarak birçok ülkede araştırmalara başlanmıştır. Bu bölüm; ARRL RF Biyolojik Etkiler Komitesi (Bio-Effects Committe) tarafından hazırlanmış ve Wayne Overback (N6NB) tarafından koordine edilmiş olup, halen bilinenler özetlenmekte ve günümüze dek (1992) yapılan araştırmalara dayalı olarak can emniyeti tedbirleri sunulmaktadır.

 

       Dünyanın statik jeomanyetik alanı dahil olmak üzere yeryüzündeki tüm yaşam, zayıf ve doğal alçak frekans alanlarına kendisini adapte ederek hayatta kalmıştır. Doğal alçak frekans EM alanları iki ana kaynaktan gelir: Güneş ve şimşekli-yıldırımlı fırtına. Ancak, geçen yüzyıl içerisinde çok yüksek şiddetlerde ve çok değişik spektral dağılımları olan insan yapısı alanlar doğal EM zemininde halen tamamıyla anlaşılmamış yollardan değişiklikler yapmıştır. EMR'nin biyolojik etkilerinin değerlendirilmesi için daha çok araştırma yapılması gerekmektedir.

 

      RF ve 50-60 Hz. alanlarının her ikisi de atomları iyonize edecek kadar yeterli foton ihtiva etmeyen çok alçak frekanslarda olduklarından, İyonize Etmeyen Radyasyon olarak sınıflandırılırlar. Bununla beraber, yeterince yüksek güç yoğunluklarında, EMR belirli sağlık tehlikeleri arzeder. RF enerjisinin vücut dokusunu ısıtarak bir takım hasarlara sebep olabileceği radyonun ilk günlerinden beri bilinmektedir. Had safhalarda RF nedenli ısınma; körlüğe, kısırlığa ve diğer ciddi sağlık problemlerine sebebiyet verebilir. Bu çeşit ısı ilişkili sağlık tehlikeleri "Termal Etkiler" olarak tanımlanabilir. Fakat günümüzde beden ısınmasına sebep olmayacak kadar alçak enerji seviyelerinde bile EMR'nin gözlemlenebilir biyolojik etkilerinin olduğuna ve bazılarının zararlı olabileceğine dair gittikçe çoğalan deliller mevcuttur. Bunlar "Atermal" etkilerdir.

 

      Halen devam eden araştırmaların yanısıra, bu soruna değinmek için başka çalışmalar da yapılmıştır. Örneğin, Amerikan Milli Standartlar Enstitüsü (ANSI), diğer kuruluşların yanı sıra, insanın RF enerjisine maruz kalmasını sınırlayıcı ihtiyati kural ve prensipler tavsiyesinde bulunmuştur. ARRL (Amerikan Radyo Amatörleri Birliği), konuya ilgi gösteren tıp doktorları ve bilim adamlarından oluşan bir Biyo-Etkiler Komitesi ihdas edilmiştir. Komite mensupları, radyo amatörlerine güvenli uygulamalar hususunda tavsiyelerde bulunmak için, bu alanda gönüllü olarak bilisel araştırmaları takip etmektedirler.

 

     RF Enerjisinin Termal Etkileri

 

     Çok yüksek seviyede RF enerjisine maruz kalan vücut dokuları, ısının neden olduğu ciddi hasarlara uğrayabilir. Bu etkiler; enerjinin frekansına, vücuda çarpan RF alanının güç yoğunluğuna ve hatta dalganın polarizasyonu gibi faktörlere bağlıdırlar.

 

      Vücudun doğal rezonans frekansına yakın frekanslarda RF enerjisi daha etkin bir şekilde absorbe edilir ve maksimum ısınma meydana gelir. Yetişkinlerde, şayet kişi topraklanmış ise, bu frekans 35 MHz. civarındadır. Kişinin vücudu topraktan izole edilmiş vaziyette ise, bu frekans 70 MHz. civarındadır. Keza, vücut kısımları da rezonansa gelebilir. Örneğin, yetişkin bir insan kafası 400 MHz. civarında rezonanstadır. Diğer taraftan, bir bebeğin daha küçük olan kafası 700 MHz. yakınlarında rezonansa gelir. Bu şekilde, en çok absorbe edilen RF enerjisi frekansını vücudun büyüklüğü tayin eder. Frekans, rezonans frekansının üzerine çıktıkça genellikle daha az RF ısınması meydana gelir. Bununla beraber, 1 GHz. civarında vücut yüzeyine yakın ve uzunlamasına ilave rezonanslar oluşur.

 

      Bununla beraber, normal olarak nispeten düşük seviyede RF gücü kullandığımız için ve çoğu amatör telsiz yayınının kesikli mahiyette (duraklamalı) olmasından ötürü, RF enerjisinin termal etkileri radyo amatörlerini büyük ölçüde alakadar etmemelidir. Amatör telsizciler, RF göndermekten ziyade dinlemeye daha çok vakit ayırırlar ve çoğu amatör CW ve SSB gibi gönderme zamanının bekleme zamanına göre daha kısa olduğu modlarda transmisyon yaparlar. (FM ve RTTY modlarında ise, her transmisyonda RF devamlı olarak en yüksek seviyede mevcuttur). Her iki durumda, enerji yüklü antene veya ekranlamasız RF güç yükselteçlerine oldukça yakın olmamak kaydıyla, amatörlerin termal etki yapacak şiddette RF alanlarına maruz kalmaları enderdir. Aşırı derecede RF enerjisine maruz kalmayı önlemek için spesifik öneriler bu yazının daha ileri bölümlerinde verilecektir.

 

      EMR'nin Atermal Etkileri

 

      Daha düşük seviye enerji alanlarını içerdikleri için, EMR'nin ısıl olmayan (atermal) etkileri çoğu radyo amatörünü daha çok alakadar edebilir. Son yıllarda EMR'nin sağlık etkileri hususunda birçok çalışma yapılmış ve yapılmaktadır. Bu çalışmalardan bazıları vücut dokusu ısınmasına sebep olmayacak kadar düşük seviyelerde bile EMR'nin sağlığa zararlı olabileceğine işaret etmektedir. Araştırmalar iki temel tipte yapılmaktadır: Epidemiyolojik araştırma ve biyolojik mekanizma yoluyla EMR'nin hayvanlar ve insan üzerinde sebep olabileceği etkilerle ilgili yapılan laboratuar araştırmaları.

 

      Epidemiyolojistler istatistiksel metotlar kullanarak geniş insan guruplarının sağlık paternlerine bakarlar. Yapılan bir seri epidemiyolojik çalışmalar; genel popülasyona göre EMR'nin yüksek seviyelerine maruz kalmış olma ihtimali bulunan insanların (enerji hatlarına yakın yaşayanlar, elektrikle veya bununla ilişkili meslek mensupları gibi) bazı kanser hastalıklarına normal rakamların üzerinde yakalandıklarını göstermiştir. Örneğin, yapılan araştırmalar sonucu, bazı tip enerji iletim ve dağıtım hatlarına ve trafo alt-istasyonlarına yakın yerlerde yaşayan çocuklarda bu tip bölgelerde yaşamayan çocuklara nazaran daha çok lösemi ve lenf kanseri vakasına rastlanılmıştır. Bu çalışmalar sonucu, hastalığa yakalanma şansının ikiye katlandığı bulunmuştur. (Bu yazının sonunda konuyla ilgili olarak neşredilmiş olan kitapların listesi verilmiştir. Bakınız: Werheimer Ve Leeper, 1979, 1982; Savitz et al, 1988)

 

      Anne ve babaların RF'e maruz kalmaları, zürriyetlerinin de kansere yakalanma riskini yükseltebilir. Elektronikle ilgili mesleklerle iştigal eden ve aynı zamanda elektronik solventlere maruz kalan babaların çocuklarının beyin kanseri riski yüksektir. (Johnson and Spitz, 1989). Hamilelik döneminde elektrikli battaniye altında yatan annelerin çocuklarının beyin kanseri risk oranı 2.5'tir.  (Savitz et al, 1990).

 

      Telefon hatçıları ve elektrikçiler gibi meslekleri icabı şiddetli 50-60 Hz. alanına maruz kalan yetişkin insanlarda normalin dört katı daha üstünde beyin ve göğüs kanserine rastlanmıştır. (Matanoski et al, 1989). Bir başka araştırmada ise; mikrodalga çalışanlarında, 20 yıllık maruz kalma süresi içerisinde lehim dumanına ve elektronik solventlere de maruz kalmışlarsa, normalin 10 katı üzerinde beyin kanseri vak'ası saptanmıştır. (Thomas et al, 1987). Tipik olarak söz konusu kimyasal faktörlerin tek başına risk oranı 2'dir.

 

      Washington eyalet epidemiyolojisti Dr. Samuel Milham radyo amatörlerinin ölüm oranları hususunda geniş bir inceleme yapmış ve istatistiksel olarak belirgin çoklukta kan kanserinin bir tipi ve lenf kanserinden ölüm vak'alarını tespit etmiştir. Milham, bu neticenin amatör telsizcilerin elektrikle ilgili mesleklere eğilimli olmalarından veya hobilerinden kaynaklanabileceğine işaret etmiştir.

 

      Bununla beraber, epidemiyolojik araştırma tek başına nadiren kesin sonuç verir. Epedemiyoloji, sadece guruplar içindeki hayat paternlerini tanımlar ve çoğunlukla sebepleri tespit edemez. Sık sık şaşırtıcı ve zihin karıştırıcı faktörlerle karşılaşılmaktadır. Çoğumuz sağlığımızı değişik yollardan etkileyebilecek çeşitli çevresel tehlikelere maruz kalmışızdır. Daha ötesi, yüksek seviyede EMR'ye muhtemelen maruz kalmış insanların üzerinde yapılan incelemelerin hepsi aynı sonucu vermemiştir.

 

      Son yıllarda EMR'nin biyolojik etkileri hakkında hatırı sayılır miktarda laboratuar araştırmaları da yapılmaktadır. Örneğin; oldukça düşük seviyelerdeki EMR'nin bile insan vücudunun "circadian" ritimlerini (biyolojik saat) değiştirdiği, kansere karşı savaşan T-lenfositlerin vücut savunma sistemi içindeki fonksiyonlarını etkilediği, hücre zarlarında ve hücreler arası iletişimde kullanılan elektriksel ve kimyasal sinyallerin doğal durumlarını değiştirdiği ve diğer başka etkilerinin de olduğu meydana çıkarılmıştır. (Bu araştırmaların bazılarının özeti için Adey, 1990'a bakınız).

 

      Bu araştırmaların çoğu, alçak frekans manyetik alanları üzerinde veya anahtarlanmış, pulse edilmiş veya alçak ses frekansı ile (çoğu kez 100 Hz.'in altında) modüle edilmiş RF alanları üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Birçok inceleme, insanların ve hayvanların kendilerini kesintisiz RF kaynağı ortamına nazaran kesintili, anahtarlanmış veya modüleli enerji kaynaklarının mevcut olduğu ortama daha kolaylıkla adapte edebildiklerini göstermektedir. EMR'nin doğrudan kansere sebep olmayabileceğine, kimyasal maddelerle bazen kombine olup kanserin büyümesini ilerletebileceğine veya vücut savunma sisteminin çalışmasına engel olabileceğine dair bazı deliller mevcuttur.

 

      Günümüze dek (1992) yapılan araştırmaların hiçbiri düşük seviye EMR'nin sağlığa zıt etkilerinin olduğunu kesin olarak ispatlayamamıştır. Bu araştırmaların anlamı ve önemi hakkında birçok tartışma yapılmış olmakla beraber; halihazırda tıbbi otoritelerin çoğu, bu konuda daha fazla bilgi elde edilinceye kadar, lüzumsuz bir şekilde orta veya yüksek seviyede elektromanyetik enerjiye maruz kalmaktan sağduyulu bir şekilde sakınılması hususunda ısrar etmektedirler.

 

      Güvenli Maruz Kalma Seviyeleri

 

      Ne kadar EM enerjisi tehlikesizdir? Bilim adamları RF enerjisine maruz kalma limitleri hakkında bir karara varabilmek için çok büyük çaba harcamışlardır. Bu, toplum sağlığını ve ekonomik bedeli içeren çok karmaşık ve zor bir problemdir. Tavsiye edilen tehlikesiz seviyeler, geçmiş yıllar içerisinde (1992 ve öncesi) birçok defa daha düşük değerlere doğru düzeltilmiştir ve bilimsel kuruluşların hiçbiri bu sual üzerinde bugün bile (1992) mutabakat sağlayamamışlardır. 1991 başlarında Amerikan Milli Standartlar Enstitüsünün (ANSI) tavsiye ettiği EM'ye maruz kalma limitleriyle ilgili yeni ihtiyati kural ve prensipler tasdik edilme aşamasındadır. Yeni standart, Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEEE) tarafından tasdik edildiği taktirde, biraz daha yüksek maruz kalma seviyelerine müsaade eden 1982 ANSI standardının yerine geçecektir. ANSI'nin 1982'den önce tavsiye ettiği maruz kalma limitleri daha da yüksekti.

 

      Yeni ANSI kural ve prensipleri, frekans ve zaman bağımlı müsaade edilebilir azami maruz kalma seviyeleri hakkında tavsiyede bulunur. Söz konusu standardın daha önceki uyarlamalarından farklı olarak; 1991 taslağı, kontrollü çevrelerde (enerji seviyelerinin hassas olarak ölçülebildiği ve herkesin EM alanlarının varlığından haberdar olduğu yerler) ve kontrolsüz çevrelerde (enerji seviyelerinin bilinmediği ve mevcut bazı kimselerin EM alanları varlığından haberdar olmadığı yerler) değişik RF enerjisine maruz kalma limitleri tavsiye eder.

 

   Figür 4 (Sağ kenar mW/cm2 cinsinden RF güç yoğunluğunu göstermektedir)

 

      Figür 4'deki grafik yeni ANSI standardını göstermektedir. kontrollü ve kontrolsüz çevrelerde standartların değişik olmasının yanısıra, elektriki alanlara (E fields) ve manyetik alanlara (H fields) göre de standartların değişik olması zorunlu olarak bu grafiği kompleks hale getirmiştir. Temel olarak, en düşük E alanı maruz kalma limitleri 30 ve 300 MHz. arasında oluşmaktadır. En düşük H alanı maruz kalma seviyeleri ise, 100-300 MHz. arasında meydana gelmektedir. ANSI standardı; kontrollü bölgelerde maksimuım E alanı limitlerini 30-300 MHz arasında ve 1 mW/cm2 (metre başına 61.4 volt) olarak, kontrolsüz bölgelerde ise 0.2 mW/cm2 veya metre başına 27.5 volt olarak tayin etmiştir. H alanı limiti ise; kontrollü bölgelerde 100-300 MHz. arasında 1 mW/cm2 (0.163 amper/metre)'ye, kontrolsüz bölgelerde ise 0.2 mW/cm2 (0.0728 amper/metre)'ye düşer. 30 MHz.'in aşağısındaki frekanslarda (H alanı için 100 MHz.'in aşağısı) ve 300 MHz.'in yukarısındaki frekanslarda, vücudun rezonansa gelmemesi ve daha az enerji absorbe edilmesi kavramına bağlı kalarak, daha yüksek enerji yoğunluklarına müsaade edilmiştir.

 

      Genel olarak teklif edilen ANSI taslağı, güç yoğunluğu hesaplamalarında frekans ve diğer değişkenlere dayalı olarak 6 ile 30 dakika arasında değişen zaman sürelerinde RF güç seviyesi ortalamasının alınmasını gerekli kılmaktadır. Kontrolsüz çevrelerdeki ANSI maruz kalma limitleri kontrollü çevredekilere göre düşük tutulmuş fakat karşılık olarak bu çevrelerdeki maruz kalma seviyelerinin daha uzun zaman sürelerinde ortalamasının alınmasına müsaade edilmiştir (genel olarak 30 dakika). Uzun sürede ortalama almanın anlamı; belirli güç seviyesi ve anten konfigürasyonunda, kesintili olarak çalışan bir RF kaynağının (Amatör Radyo istasyonu gibi), sürekli olarak RF transmisyonu yapan bir istasyona nazaran daha düşük seviyede RF güç yoğunluğu göstereceğidir.

 

      Zaman ortalamasını almak, uzun zaman süresinden ziyade kısa zaman süresinde insan vücudunun daha yüksek seviyede vücut ısınmasına (dolayısıyla daha yüksek seviyede RF enerjine) dayanabilmesi kavramından gelmektedir. Bununla beraber, RF enerjisinin ısıl (termal) olmayan etkileri göz önünde tutulduğunda zaman ortalamasını almak uygun olmayabilir.

 

      ANSI'nin standart tespit eden kural ve prensipleri, vücudun her tarafında ısınmaya neden olmayacağı için, 7 Watt'ın altındaki vericileri hariç tutmuştur. (Ancak, son incelemeler, el cihazlarının insan kafatası içerisinde sık sık ANSI standartlarının üzerinde güç yoğunlukları meydana getirdiğini göstermektedir).

 

     RF enerjisine maruz kalma kural ve prensipleri hususunda bilimsel camia içerisinde anlaşmazlık mevcuttur. ANSI kılavuzu hala öncelikli olarak ısıl (termal) etkiler hususunu hedef almakta, daha düşük enerji seviyelerine maruz kalma konusunu içermemektedir. Atermal (ısıl olmayan) etkilerin de gözönünde bulundurulması gerektiğine inanan araştırmacıların sayısı her geçen gün artmaktadır. Birçok Avrupa ülkesi ve ABD'de bulunan bazı mahallerde, teklif edilen ANSI kural ve prensiplerinden daha sıkı standartlar kabul edilmiştir.

 

     Birleşik Devletlerde başka bir kuruluş olan Radyasyondan Korunma ve Ölçüm Milli Danışma Kurulu da (NCRP) tavsiye edilen maruz kalma kural ve prensiplerini kabul etmiştir. NCRP, 30-300 MHz. arasında mesleki bir nedenle olmayan RF enerjisine maruz kalma limitinin 0.2 mW/cm2 olmasında ısrar etmektedir. NCRP kural ve prensipleri ANSI'den dikkate değer iki noktada ayrılmaktadır. RF taşıyıcısı üzerindeki modülasyon etkileri hesaba katılmakta ve çıkış gücü 7 Watt'ın altındaki vericiler gözardı edilmektedir.

 

      Alçak Frekans Alanları

 

      Son günlerde EMR hakkındaki ilgi, RF enerjisinden ziyade, alçak frekans enerjisi üzerinde odaklanmıştır. Her ne kadar tipik bir evde bu tür enerjiyi çıkaran başka birçok kaynak var ise de, Amatör Radyo ekipmanı alçak-frekans enerjisi yayan önemli bir kaynak olabilir. Manyetik alanlar, değişik firmalarca üretilen ve pahalı olmayan 50-60 Hz. Dosimetrelerle relatif olarak hassas bir şekilde ölçülebilir.

 

      Amatör Radyo ekipmanı ve evde elektrikle kullanılan değişik cihaz veya aletlerden hasıl olan tipik manyetik alan şiddetleri Tablo-3'te gösterilmiştir. Söz konusu alanlar uzaklıkla ters orantılı olarak çabucak değer kaybettiğinden, alternatif akım verildiğinde, çoğu Amatör Radyo ekipmanından 12-18 inç uzakta bulunmak yeterlidir. (Güç kaynakları ve 1 kW RF yükseltecinden 24 inç). Soğuk kış gecelerinde ısınmak için lineer yükselteç üzerine dayanma alışkanlığı çok iyi bir fikir olmayabilir!

 

      Halihazırda alçak frekans alanlarına maruz kalmayla ilgili milli (ABD) standartlarımız mevcut değildir. Bununla beraber, epidemiyolojik bulgular 60 Hz.'lik alanların genel seviyesi (evlerde ve endüstriyel bölgelerde) 2 miligauss üzerinde olduğu zaman kanser riskinin yükseldiğini göstermektedir. (Savitz et al, 1988; Davis and Milham, 1990; Garland et al, 1988). Tipik bir ev ortamındaki manyetik alan şiddeti (elektrikli ev aletlerine ve enerji nakil hattına yakın olmamak kaydıyla) 0.1-0.5 miligauss civarındadır.

 

      Amatör Radyo ekipmanı ve alternatif akımla çalışan elektirikli ev aletleri yakınında tipik 60 Hz. manyetik alan şiddetleri (değerler miligauss cinsindendir).

 

Tablo - 3

Eşya

Alan Şiddeti

(miligauss)

Mesafe

Elektrikli battaniye

30-90

Yüzeyinde
Mikrodalga fırını 10-100 Yüzeyinde
IBM bilgisayar 5-10 Monitörün üzerinde
Elektrikli matkap 500-2000 Sapında
Saç kurutucusu 200-2000 Sapında
HF alıcı verici radyo 10-100 Kabin üstü
1 kW RF amplifikatör

80-1000

1-25

kabin üstü

ön panelden 15 inç mesafede

 

      (Kaynak: Ölçümler ARRL Bio-Etkiler Komitesi mensupları tarafından yapılmıştır).

 

      RF Güç Yoğunluğunun Tespit Edilmesi

 

      Amatör telsiz istasyonları tarafından ortaya çıkarılan RF alanlarının güç yoğunluklarının tespiti maalesef alçak frekans manyetik alan ölçümü kadar kolay değildir. RF güç yoğunlukları sofistike enstrümanlar tarafından oldukça hassas bir şekilde ölçülebiyorsa da; bu ölçüm aletleri çok pahalı olup, sık sık tekrar kalibre edilmeleri gerekmektedir. Çoğu amatör telsizcinin bu tür ekipmana ulaşma imkanı olmayıp, sahip olduğumuz (ucuz) alan şiddet ölçü aletleri de RF güç yoğunluğunu ölçmeye uygun değildir. Umumiyetle yapabileceğimiz en iyi şey, başkalarının yapmış oldukları ölçümlere dayanarak kendi RF güç yoğunluğumuzu tahmin etmek veya, yeterli seviyede bilgisayar programlama yeteneği var ise, bilgisayarla modelleme tekniğini kullanmaktır. 

 

      Tablo 4, Federal Muhabere Komisyonunun (FCC) ve Çevresel Koruma Ajansının (EPA) 1990 yılında Amatör Radyo İstasyonlarında yaptıkları ölçümlerden örnekler göstermektedir. 

 

Tablo 4

(Amatör Radyo Antenleri Yakınında Tipik RF Alan Şiddetleri)

 

Anten Tipi Frekans (MHz) Güç (WAtt) E alanı (V/metre) Ölçüm Yeri
Dipol (tavan arası) 14.150 100 7-100 Ev içerisinde
Discone (tavan arası) 146.500 250 10-27 Ev içerisinde
Half Sloper 21.150 1000 50 Tabandan 1 m uzakta
Dipol (7-13 feet) 7.140 120 8-150 Topraktam 1-2 metre
Dikey 3,800 180 180 Tabandan 50 cm

5 Eleman Yagi

(60 feet yukarıda)

21.200

1000

10-20

14

İstasyon mahallinde

Tabandan 12m uzakta

3 Eleman Yagi

(25 feet yukarıda)

28.500

425

8-12

Tabandan 12m uzakta

Ters V (Inverted V)

(22-46 feet yukarıda)

7.230

1400

5-27

Antenin aşağısında

Dikey (çatıda)

14.110

140

6-9

35-100

Ev içerisinde

Anten tünerinde

Mobil anten

(Araç tavanı)

146.500

100

22-75

15-30

90

Antenden 2m mesafe

Araç içi

Arka koltuk

5 Eleman Yagi 50.100 500 37-50 Antenden 10m mesafe

 

      Yukarıdaki tabloda görüleceği gibi, insanların yaşadığı alanlardan yeterince uzağa yerleştirilmiş olan iyi bir anten muhtelif RF'e maruz kalma yönergelerinin hiçbirine göre tehlike arzetmemektedir. Bununla beraber, FCC ve EPA'nın yaptıkları araştırmalar; ev içerisinde veya tavanarasında monte edilen anten, mobil anten, alçak açılı ve tevcihli anten veya insanların bulunduğu yerlere çok yakın olan herhangi bir anten hususunda, özellikle orta veya yüksek güç kullanıldığında, amatör telsiz operatörlerinin çok dikkatli olmaları gerektiğine de işaret etmektedir.

 

      İdeal olarak, insanların yaşadığı yerlere çok yakın olan bir anteni kullanmadan önce RF güç yoğunluğunu ölçmeniz gerekir. RF güç yoğunluğunu ölçmek maddi yönden olanaksız ise, aşağıda sunulan önerileri göz önünde tutarak anteni en emniyetli bir şekilde tesis etmek gerekir.

 

      Aşağıdaki ihtiyati kural ve prensipler, Tablo-4'te gösterilen FCC ve EPA'nın ölçümlerine ve diğer bilgilere dayalı olarak ARRL Biyolojik Etkiler Komitesi tarafından hazırlanmıştır.

 

  1. İnsanlardan mümkün olduğu kadar uzakta ve kule veya pilon üzerinde bulunan antenler RF enerjisine maruz kalma problemleri yaratmasalar da, RF radyasyonunun kesinlikle aktif anten elemanları üzerinde sınırlanmasını sağlayınız. İstasyonunuzu iyi bir şekilde topraklayınız ve transmisyon hatlarındaki RF sızıntılarına engel olunuz. Kaliteli koaksiyel kablo kullanınız. Koaksiyel olmayan açık kablo hattı veya doğrudan verici çıkışına gelen uçtan beslemeli anten kullanmayınız.

  2. Kullanım sırasında verici antenin yakınında kesinlikle hiç kimse bulunmamalıdır. Bu kurala özellikle mobil antenlerde ve toprağa monte edilmiş dikey antenlerde riayet edilmelidir. Araç içerisindeki RF alanlarını ölçmek mümkün değilse, VHF mobil sistem tesis ederken 25 Watt'ın üzerinde çıkış yapmaktan kaçınınız. 1 kW seviyesinde çalışan HF ve VHF tevcihli antenler, insanların yaşadığı yerlerden en az 35 feet yukarıda tutulmalıdır. Mümkün olduğu taktirde, yapı içerisine veya tavan arasına monte edilmiş antenleri kullanmaktan kaçınınız.

  3. RF güç amplifikatörlerini, özellikle VHF/UHF frekanslarında, kapakları açık vaziyette kullanmayınız.

  4. UHF ve SHF bölgesinde çalışan dalga kılavuzunun açık ucuna bakmayınız veya insanlara doğru tutmayınız. Paraboloid gibi yüksek kazançlı ve dar açılı antenleri insanlara doğru tutmayınız. EME (Dünya-Ay-Dünya / Earth-Moon-Earth) yansımasında kullanılan anten dizilerinin kesinlikle ufuk çizgisine doğru tutulmaması hususunda ihtiyatlı davranınız. EME anten dizileri 250,000 Watt veya üzerinde efektif güç yayabilirler.

  5. El telsizi kullanırken anteni kafanızdan uzak tutunuz ve muhabereyi sağlayacak şekilde mümkün olan en düşük RF gücünü kullanınız. Harici mikrofon kullanarak el telsizini kendinizden mümkün olan en uzak mesafede tutunuz.

  6. RF enerjisi uygulanan bir anten üzerinde çalışma yapmayınız.

  7. 220 Volt bağlantısı yapılmış güç kaynaklarının ve lineer amplifikatörlerin yakınında ayakta veya oturur vaziyette bulunmayın. Güç trafolarından, elektrikli fanlardan ve yoğun 50-60 Hz. manyetik alan şiddeti içeren diğer kaynaklardan kendinizi en az 24 inç uzakta tutunuz.

73s de ta5a

Kasım 1994, ARAD - ADANA

 

 

  Kaynakça

 

      Konuyla ilgili daha detaylı bilgiye aşağıdaki referans kaynaklardan ulaşabilirsiniz.

 

  • W. R. Adey, "Tissue Interactions with Nonionizing Electromagnetic Fields," Physiology Review, 1981; 61:435-514.

  • W. R. Adey, "Cell Membranes: The Electromagnetic Environment and Cancer Promotion," Neurochemical Research, 1988; 13:671-677

  • W. R. Adey, "Electromagnetic Fields, Cell Membrane Amplification, and Cancer Promotion," in B. W. Wilson, R. G. Stevens, and L. E. Anderson, Extremely Low Frequency Electromagnetic Fields: The Question of Cancer (Columbus, Ohio: Batelle Press, 1989), pp 211-249

  • W. R. Adey, "Electromagnetic Fields and the Essence of Living Systems," Plenary Lecture, 23rd General Assembly, International Union of Radio Sciences (URSI), Prague, 1990; in J. Bach Anderson, Ed., Modern Radio Science (Oxford: Oxford Univ Press), pp 1-36

  • Q. Balzano, O. Garay and K. Siwiak, "The Near Fields of Dipole Antennas, Part I: Theory," IEEE Transactions on Vehicular Technology (VT) 30 p 161, Nov 1981. Also "Part II; Experimental Results," same issue, p 175

  • R. F. Cleveland and T. W. Athey, "Specific Absorption Rate (SAR) in Models of the Human Head Exposed to Hand-Held UHF Portable Radios," Bioelectromagnetics, 1989; 10: 173-186.

  • R. L. Davis and S. Milham, "Altered Immune Status in Aluminum Reduction Plant Workers," American J Industrial Medicine, 1990; 131:763-769.

  • F. C. Garland et al, "Incidence of Leukemia in Occupations with Potential Electromagnetic Field Exposure in United States Navy Personnel," American J Epidemiology, 1990; 132:293-303.

  • A. W. Guy and C. K. Chou, "Thermo-graphic Determination of SAR in Human Models Exposed to UHF Mobile Antenna Fields," Paper F-6, Third Annual Conference, Bioelectromagnetics Society, Washington, DC, Aug 9-12, 1981.

  • C. C. Johnson and M. R. Spitz, "Childhood Nervous System Tumours: An Assessment of Risk Associated with Paternal Occupations Involving Use, Repair or Manufacture of Electrical and Electronic Equipment," Internal'1 J Epidemiology, 1989; 18:756-762.

  • D. L. Lambdin, "An Investigation of Energy Densities in the Vicinity of Vehicles with Mobile Communications Equipment and Near a Hand-Held Walkie Talkie," EPA Report ORP/EAD 79-2, Mar, 1979.

  • D. R. Lyle, P. Schechter, W. R. Adey and R. L. Luiidak, "Suppression of T-Lyrnphocyte Cytotoxicity Following Exposure to Sinusoidally Amplitude Modulated Fields," Bioelectromagnetics, 1983; 4:281-292.

  • G. M. Matanoski et al, "Cancer Incidence in New York Telephone Workers," Proc Annual Review, Research on Biological Effects of 50/60 Hz Fields, U.S. Dept of Energy, Office of Energy Storage and . Distribution, Portland, OR, 1989.

  • D. I. McRee, A Technical Review of the Biological Effects of Non-Ionizing Radiation, Office of Science and Technology Policy, Washington, DC, 1978.

  • S. Milham, "Mortality from Leukemia in Workers Exposed to Electromagnetic Fields," New England JMedicine, 1982; 307:249.

  • S. Milham, "Increased Mortality in Amateur Radio Operators due to Lymphatic and Hematopoietic Malignancies," American J Epidemiology, 1988; 127:50-54.

  • W. W. Mumford, "Heat Stress Due to RF Radiation," Proc IEEE, 57, 1969, pp 171-178.

  • S. Preston-Martin et al, "Risk Factors for Gliomas and Meningiomas in Males in Los Angeles County," Cancer Research, 1989; 49:6137-6143.

  • D. A. Savit/.et al, "Case-Control Study of Childhood Cancer and Exposure to 60-Hz/ Magnetic Fields," American J Epidemiology, 1988; 128:21-38.

  • D. A. Savitz et al, "Magnetic Field Exposure from Electric Appliances and Childhood Cancer," American J Epidemiology, 1990; 131:763-773.

  • I. Shulman, "Is Amateur Radio Hazardous to Our Health?" QST, Oct 1989, pp 3!-34.

  • R. J. Spiegel, "The Thermal Response of a Human in the Near-Zone of a Resonant Thin-Wire Antenna," IEEE Transactions on Microwave Theory and Technology (MTT) 30(2), pp 177-185, Feb 1982.

  • B. Springfield and R. Ely, "The Tower Shield," QST, Scp 1976, p 26.

  • T. L. Thomas et al, "Brain Tumor Mortality Risk among Men with Electrical and Electronic Jobs; A Case-Controlled Study," ./ National Cancer Inst, 1987; 79:223-237.

  • N. Wertheimer and E. Leeper, "Electrical Wiring Configurations and Childhood Cancer," American J Epidemiology, 1979; 109:273-284.

  • N. Wertheimer and E. Leeper, "Adult Cancer Related to Electrical Wires Near the Home, Internal'I J Epidemiology, 1982; 11:345-355.

  • "Safety Levels with Respect to Human Exposure to Radio Frequency Electromagnetic Fields (300 kHz to 100 GHz)," ANSI C95.1-1991 (New York: IEEE American National Standards Institute, 1990 draft). "Biological Effects and Exposure Criteria for Radiofrequency Electromagnetic Fields," NCRP Report No 86 (Bethes-da, MD: National Council on Radiation Protection and Measurements, 1986).
  • US Congress, Office of Technology Assessment, "Biological Effects of Power Frequency Electric and Magnetic Fields—Background Paper," OTA-BP-E-53 (Washington, DC: US Government Printing Office), 1989.

Live Blood Analysis

The Live Blood Cell Analysis was conducted at Quantum Biotech Ltd., Singapore. Drops of blood samples were taken from the fingertip of the subject before and after his introduction to EMR of the cell phone during 5 minutes with and without the installation of BIOPRO's proprietary patented MRET-Shield technology device. The blood samples were observed under the microscope.

The comparison of the images with control one indicated that the installation of device with MRET-Shield technology on cell phone neutralized the effect of EMR at substantial level. The image of blood sample of the subject after his exposure to cell phone without MRET-Shield technology shows the pattern of Rouleau formation (cells are stacked forming worm-like pattern) which usually corresponds to the symptoms of fatigue, shortness of breath, and poor blood circulation because red blood cells cannot carry enough oxygen. The image of blood sample of the subject after his exposure to cell phone with MRET-Shield technology shows immediate restoration of blood cells morphology.


Control blood test of human
subject not exposed to electromagnetic radiation (EMR)

Conducted at Quantum Biotech Ltd.


Blood test of human subject exposed to EMR generated by cell phone without any protection

Blood test of human subject exposed to EMR generated by cell phone with proprietary patented MRET shield technology
SIHHATİNİZ DEĞERLİDİR. "KORUYUN."
 
Cebimizde Baz İstasyonu Taşıyoruz.
 
Evet, baz istasyonları zararlı diye karşı çıkıyoruz ama, cebimizde zararını önleyici tedbir almadan, EN AZ BAZ İSTASYONU KADAR TEHLİKELİ telefon taşıyoruz.
'Çocuklara cep telefonu vermek, onları esrara alıştırmak gibi'
 
Cep telefonunu çocuklara vermeyi bırakın, onların yanında bile cep telefonu kullanmamak lazım.

Küçücük bebekleri cep telefonuyla konuşturuyorlar. Anaokuluna giden çocuklar için üretilmiş telefonlar var. Hatta, dükkan dükkan dolaşarak, daha 8 yaşındaki çocukları için pembe cep telefonu arayan anne babalar var. Pembe yanaklı masum çocukların cep telefonu reklamlarında kullanılması milletçe savunma mekanizmalarımızı bozdu galiba, çocukların oyuncağı gibi görmeye başladık.

Çocuklardan cep telefonunu kesinlikle uzak tutmak lazım. Küçük çocuklar cep telefonlarıyla çok daha fazla radyasyon yutuyor. Adeta anten gibi radyasyonu çekiyorlar.

Çocuklara cep telefonu vermek, onları esrara alıştırmak gibi. Çok küçük yaşta sigaraya başlamak gibi. Çok küçük yaşta sigaraya başlanırsa kümülatif etki daha fazla olur. Küçük yaşta cep telefonuyla konuşmaya başlamanın kümülatif etkisi çok daha korkunç.
CEP EĞER FİLTRESİZ İSE...
 
Bundan 20 yıl sonra...... cep telefonu kullanmak çok tehlikelidir diyerek kullanılması yasaklanacak. Bir zamanlar sigaranın zararlarından bahsedilmeyip, duvar boyu reklamları yayınlanıp, şimdi yasaklanmaya başlanması gibi... Görelim
Elektromanyetik kirlilik artıyor.
 
8 Mart 2009 Prof. Dr. Şeker, yaptığı açıklamada, EM enerji kullanımının yaygınlaşmasının insan organizması için büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti. EM alanlarının, kısa zamanda hissedilen baş ağrıları, göz-kulak yanmaları, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, uykusuzluk, gündüz uykulu dolaşma gibi rahatsızlıklara sebep olduğunu bildiren Prof. Dr. Şeker, ayrıca uzun sürede ortaya çıkabilen ve hücre yapısı ile vücudun koruma sistemini etkileyen biyolojik riskleri bulunduğunu kaydetti.












 
Bugün 10290 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol