SORU-CEVAP

1. Kablosuz modemler baz istasyonundan daha fazla radyasyon yaydığı doğrumu? Herkes kablolu modeme geri dönüyormuş duyduğuma göre.

Çekince 1: Sağlık: Kablosuz modemden uzaklaşınca bilgisayarlara ulaşan sinyal gücü düşer. Bu durumda kablosuz modem çıkış gücünü arttırır. Çıkış gücünün artması modemin çevresindeki kişilerin ki bu çoğunlukla ev halkı olur, daha çok elektromanyetik radyasyona maruz kalmalarına neden olur. Yalnız burada bir parantez açmak lazım. Elektromanyetik radyasyon (EMR) ile normal radyasyon karıştırılmamalıdır. EMR'ın şu ana kadar görülen etkisi insanların vücudundaki doku ve organlarda derecenin onda biri miktarlarında sıcaklık yükselmelerine sebep olur. Bu ise bazen pamuk ipliğine bağlı vücut düzeninin çalışmasını etkileyebilir. Normal radyasyon ise insan hücresinin içinde bulunan DNA'yı parçalayarak kanser yapar. 

Çekince 2: Kapsama Alanı ve Hız: Duvarların çoğunlukta olduğu ortamlarda dalgalar emilirler, yansıtılırlar ve bazen köşelerden saçılırlar. Bu durum ise modeme uzakta olan bilgisayarın sinyal seviyesinin düşmesi nedeniyle kapsama alanı dışında kalmasına ya da veri aktarım hızının 1 Mbit/s değerine kadar düşmesine sebep olur. Gerçi bu hız bile internet bağlantısının paylaşılması için yeterli olsa bile iç ağda dosya paylaşımını neredeyse imkansız hale getirir. 

Çekince 3: Davetsiz Misafirler: Kablosuz ağların en büyük problemi ağ güvenliğidir. Veri paketleri herkese açık bir hava ortamını kullandığından dolayı ağda herhangi bir şifreleme yapılmadığı takdirde evin veya iş yerinin çevresindeki istenmeyen kullanıcılar tarafından verileriniz çalınabilir yada internet bağlantınız kullanılabilir. Bazı insanların aklından 128 bit WEP şifrelemesi yaparız diye geçtiğini okuyabiliyorum. Ama ne kadar "BABA" bir WEP şifrelemesi yaparsanız yapın verilerinizi bir hafta boyunca dinleyen (sniff eden) bir kullanıcı şifrenizi rahatlıkla kırabilir. 

2. EMR kaynakları nelerdir? 

Günlük yaşantıda kullanılan cep telefonundan, bilgisayara, saç kurutma makinasından mikro dalga fırınlara kadar elektrikli aletlerin tamamı, insan sağlığı için zararlı olan "elektromanyetik radyasyon" (EMR) yayıyor. Ancak uzmanlar basit önlemlerle korunmanın mümkün olduğunu belirtiyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk sağlığı Anabilim Dalı"ndan Dr. Umur Gürsoy, araştırmasında, cep telefonları, bilgisayarlar, elektrikli ev eşyaları gibi günlük hayatta gerekli, gereksiz kullanılan yüzlerce aygıtın EMR yaydığını ve vücudu olumsuz etkilediğini belirtti. Dr. Gürsoy, EMR"den korunmanın basit önlemlerle mümkün olduğuna dikkati çektiği araştırmasında, elektrikli hat ve aletlerden mümkün olduğunca uzakta yaşamak, çalışmak ve uyumanın gerekli olduğunu vurguladı. "Uzaklık"ın en iyi koruyucu olduğunun altını çizen Dr. Gürsoy, diğer önlemleri de şöyle sıraladı: Kullanılmayan aletler ya kapalı tutulmalı ya da fişten çekilmelidir. (Stand by) konumundaki aletler EMR yaymaya devam ederler. Düşük radyasyonlu bilgisayar ekranı kullanılmalı ve koruyucu ekran filtresi takılmalı. Bilgisayardan en az 70 cm uzakta durularak çalışılmalı. Halojen ve floresan lambalar EMR kaynağıdır. Gece ve okuma lambalarında kullanılmamalıdır. Dinlendirici bir uykuya geçmek için ilk koşul, yatak odalarında TV ve radyo bulunmamasıdır. Elektrikle çalışan radyo, saat veya alarm başucunda bulundurulmamalıdır. Pil ile çalışanlar tercih edilmelidir. Cep telefonu gerekmedikçe kapalı tutulmalıdır. Olabildiğince az ve seyrek konuşulmalıdır. Konuşurken kulaktan (beyinden) en az iki santimetre uzak tutulmalıdır. Cep telefonu kesinlikle kalp, bel ve göğüs bölgesinde bulundurulmamalıdır. Cep telefonu gerekiyorsa, SAR değeri 1 W/kg"dan daha az olanlar tercih edilmelidir. Çocukların cep telefonu kullanması mutlaka önlenmelidir. Elektrikli battaniye çalışırken uyumak bütün bir gece EMR"a maruz kalmak demektir. Saç kurutma makinesinin oluşturduğu manyetik alan çok yüksektir ve pineal bezden melatonin salınmasını etkiler. Aralıklarla ve kısa süreli kullanılmalıdır. Özellikle mikro dalga fırınlar, elektrikli traş makineleri, fotokopi makineleri de yüksek EMR kaynağıdırlar. Kullanmamak veya çalışırken uzak durmak yeterli önlem olabilir. Cep telefonu baz istasyonlarının ev çatılarına, okullara veya yakın çevreye takılmasına izin verilmemeli, bu konudaki duyarlılık artırılmalıdır. Çocuklara oyuncak alırken pille çalışanlar tercih edilmelidir. 

3. Baz istasyonları tehlikeli mi?

Tüketiciler Birliği'nin çatıdaki ölüm raporu hala sıcak. 2001'den bu yana baz istasyonunun sayısı 3-5 kat arttı. Ölümlerde bir o kadar. Çatısının üstüne evinin tepesi, okulunun yanın, hastanenin köşesine, caminin minaresine gece kondu gibi kondurulan baz istasyonları haytaları söndürmeye devam ediyor. Tüketicinin derdini ne Telekominikasyon Kurumu ne Ulaştırma Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de yerel yönetimler duyuruyor. Uyanıklar baz istasyonunu ağaç kamuflajı ile gizlediklerini sanıyor.

Ölümcül etkileri nedeniyle her gün daha fazla insanın tepki gösterdiği baz istasyonlarının dikkat çekmemesi için “sevimli” bir yöntem bulundu: ağaç görünümünde baz istasyonları.

GSM şebekelerinin son buluşu insanın tüylerini diken diken ediyor. Bir direğin üzerine dikilmiş beyaz kutulardan tanıdığımız ve yaşayacak, okuyacak, gezecek yer seçerken mümkün olduğu kadar uzağında kalmaya çalıştığımız baz istasyonları ağaç kılığındayken kendini kolay kolay göstermeyecek. Belki de bu kılıkla, daha şimdiden girdiği meclis bahçesi, bakanlık bahçesi gibi yerlere ilave olarak yasaklı olduğu hastanelere, okullara da gizliden sokulacak. Cami minaresine takıldığında camiye gitmeme kararı alan cemaat, belki de cami bahçesindeki yeşil ağaç görünümlü baz istasyonunu farketmeyecek bile...

Bu ağaçların meclis veya bakanlık bahçelerine dikilmelerini değil, meclis tarafından yasaklanmalarını bekliyoruz.

Yargıtay binası yakınlarında kurulu baz istasyonu nedeniyle iş arkadaşlarının öldüğünü belirten bir devlet memurunun, baz istasyonunun o yerden kaldırılması için açtığı davada talebi Yargıtay tarafından kabul edilmişti. 13.5.2003 tarihli Yargıtay kararına göre ”Hiçbir hizmet, insan yaşamı kadar öncelik ve önem taşımaz. Diğer bir anlatımla, yararlı bir hizmetin karşılığı olarak insanın ölümü uygun bir sonuç olarak kabul edilemez, insan yaşamında tehlike yaratan bir hizmetin, kişi yaşamı önüne geçmesi ve ona üstünlük tanınması doğru bir yaklaşım olarak düşünülemez.”

Baz istasyonu nedir?
Baz istasyonu; GSM iletişimin kapsama alanını genişletmek için bina çatılarına kurulan, genellikle beyaz renkli ve kutu şeklinde, 4 metre boyunda, iki çubuk antenle bir çanak antenden oluşan ve mikrodalga yayan cihaza verilen ad.
Baz istasyonları, cep telefonlarının birbirleriyle iletişimini sağlamak için yere kurulmuş alıcı-verici santrallerdir. Bir tür radyo dalgasını alır ve yayarlar. Bu istasyonlar elektromanyetik radyasyonlar (EMR) ve eIektromanyetik alanlar grubunda yer alırlar ve tüm elektromanyetik dalgalar gibi ışık hızıyla, yani saniyede 300.000 km'lik bir hızla yayılırlar.

Baz istasyonlarının insan vücuduna zararları
İstanbul Tabib Odası öncülüğünde Prof. Nesrin Seyhan, Prof. Tunaya Kalkan ve Prof. Hilmi Sabuncu başkanlığında yanınlanan “Elektromanyetik Alanlar; Cep Telefonları ve Baz İstasyonlarının İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri ve Alınması Gerekli Önlemler” başlıklı bildiri bu konuda referans gösterilen çalışmalardan biri.

Bildiriye göre, yapılan laboratuar çalışmalarıyla, bağışıklık , sinir, nöroendokrin, kalp ve damar sistemi ve kan parametrelerinin elektromanyetik alanlardan etkilendiği görüldü. Fakat, cep telefonları ve baz istasyonları ile ilgili toplum bazlı çalışmaların yapılması için, yeterli maruziyet süresi geçmediğinden, maruziyetin insan toplulukları üzerinde objektif olarak belirlenmesi epidemiyolojik güçlükler taşıyor.

Cep telefonları ve baz istasyonlarının bireysel olarak ölçülebilir düzeyde olmasa da, toplum düzeyinde çok ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği; önemli sağlık sorunlarının uzun yıllar sonra ortaya çıkabileceği uzman bilim adamlarınca vurgulanıyor. Toplumun taşıyacağı bu risk düzeyinin halk sağlığı değerlendirmelerinde kural olarak benimsenen “önlem ilkesi” temel alınarak en aza indirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. 

Çocuklar, hamileler ve yaşlılar elektromanyetik alanların sağlık etkilerinden en çok zarar görecek risk gruplarından. Bu risk gruplarının aydınlatılmaları ve medyanın çocukların cep telefonu kullanımını özendirecek yayın ve reklamlar konusunda duyarlı olması sağlanmalı. Hamile kadınların ve çocukların öncelikli risk sınıfına alındığı rapora göre baz istasyonlarının kesinlikle okul, kreş, hastane ve parklar gibi toplu yaşam alanlarından uzak tutulması gerek.
Ankara Tabip Odası tarafından yayınlanan bir basın duyurusunda ise, baz istasyonlarının çalışma prensibi ve olası zararları şu şekilde anlatılıyor:
“EMR'ler, iyonlaştırıcı EMR'ler ve iyonlaştırmayan EMR’ler olarak iki gruptur. İlk grupta yer alanlar yüksek enerjilerinden dolayı çarptıkları monekülleri iyonlaştırarak, moleküllerin yapısını bozarlar ve olumsuz biyokimyasal tepkimeler sonucunda kanser oluşumunu kolaylaştırırlar. Yapılan çalışmalarda x ışınlarına, gama ışınlarına maruz kalan insanlarda, kanserlerin oluşumu (relatif risk) artmıştır. Baz istasyonları, İyonlaştırmayan Elektro Manyetik Radyasyon (EMR) yayarlar, bunlardan dalga boyu olarak, insan vücut kalınlığı içine düşen mikrodalgalar ve altındaki ışınların, insan vücuduna verdiği zararlar yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Baz istasyonları ve cep telefonlarının yaydığı radyasyon insan dokularında pek çok olumsuz etki yaratmakta, dokularda ayrıca ısı etkisi yaratması yoluyla zarar verebilmektedir. Baz istasyonları gibi alternatif akımla çalışan bütün cihazların etrafında bir elektromanyetik alan (EM) oluşmaktadır. Yapılan deneysel çalışmalar, EM alanına maruz kalan deney hayvanlarında her türlü olumsuz etkiyi belirlemiştir. Yine EM alana maruz kalan meslek grupları üzerine yapılan epidemiyolojik çalışmalar, bu gruplarda lösemi ve beyin kanseri ölümlerinin normal halktan anlamlı bir biçimde yüksek olduğunu göstermiştir."

Radyasyon her yerde
GSM firmaları şu ana kadar buldukları her yere baz istasyonu yerleştirdiler; balkonlara, okul bahçelerine, evlerin çatılarına. Konuyla ilgili standartlara göre bir baz istasyonunun 35 metre yüksekliğinde bir kulenin üzerinde olması, ışınlarının direkt olarak hiç bir insanı etkilemeyecek açıda yerleştirilmesi gerekiyor.

Baz istasyonlarının standartlara uygun yapıldığı zaman insana en az zararı vereceğini söyleyen Tehlikeli Oyuncak: Cep Telefonu kitabının yazarlarından Prof. Dr. Selim Şeker, “Evde kullandığımız traş makinesinden bilgisayara kadar her elektrikli alet radyasyon yayar ama bu bir anda insanı kanserden öldüren cinsten değildir. Etkileri yıllar sonra çıkar. Cep telefonu baz istasyonları da öyle. Yüksek miktardaki elektromanyetik kirlilik insanın beyni başta olmak üzere bütün vucudunun dengesini bozar. Hatta uçakların bile düşmesine neden olur” diyor. Radyasyon konusunda yeterince bilinçli olmadığımızın altını çizen Şeker, radyasyon meselesinin sadece baz istasyonuna indirgenmemesi gerektiği görüşünde.

Gerek Prof. Şeker, gerekse de Prof. Çerezci ısrarla şu gerçeğin altını çiziyor; “Elektrikli herşey zaten radyasyon yayıyor, bir de yanlış ve standartlara uygun olmadan dikilen televizyon vericileri ve radyo istasyonları ile baz istasyonları eklenince sağlığımız adına endişe edilecek bir durum ortaya çıkıyor. Uzun vadede ciddi sağlık sorunları yaşanabilir; ayrıca yüksek miktardaki elektromanyetik kirlilik başımıza uçak bile yağdırabilir.”

Radyasyon uçağı bile düşürebilir
Prof. Dr. Osman Çerezci ciddi anlamda radyasyon tehlikesi ile karşı karşıya olduğumuzu teyit ediyor. Ancak Çerezci’ye göre asıl sorun her yerden yağan radyasyon gerçeğinin dikkate bile alınmaması; “ Radyasyon konusu ciddiye alınmıyor. Oysa geçmişte gördük ki elektromanyetik kirliliğin yüksek olduğu yerlerde uçak bile düşebiliyor, bilgisayarlı arabalarda nedensiz kilitlenmeler ve kazalar meydana gelebiliyor. İnsan sağlığı üzerinde yaptığı tahribat da bilimsel olarak ortaya kondu. Durum böyle olmasına rağmen evlerin önünden yüksek gerilim hatları geçiriyor, televizyon ve radyo antenlerini gelişigüzel yerleştiriyoruz; yerleştirirken standartlara uymuyoruz. Her yere yerleştirdiğimiz baz istasyonları da ayrı bir sorun.”

Özellikle hamile kadınlar ve çocuklar korunmalı
Çerezci ayrıca elekromanyetik kirliliğin duyu organları ile fark edilmediği için kimsenin gündemine girmediğini söylüyor ve uyarıyor; “Elektromanyetik kirlilikten olumsuz etkilenme hemen ortaya çıkan bir durum değil. Ancak yapılan çalışmalar gösterdi ki özellikle çocuklar ve hamile kadınlar üzerinde olumsuz etkisi had safhada. Bu bakımdan değerlendirme radyasyonun tek bir sayısal doz değeri için değil, zaman içinde kümülatif etkisi dolayısı ile yapılmalıdır.”

TV ve radyo vericileri de radyasyon kaynağı
Anayasanın 56. maddesine göre herkes sağlıklı bir yaşam hakkına sahip ancak etrafımızı çevreleyen radyasyonla ne kadar sağlıklı bir ortamda yaşadığımız şüpheli... İstanbul’un değişik noktalarında testler yaptıklarını ancak en yüksek oranın Çamlıca’da çıktığını söyleyen Prof. Çerezci, “Çamlıca’ya yakın oturan birisinin 6 ayda maruz kaldığı radyasyona Taksim’de oturan bir kişi ancak 10 yılda maruz kalıyor” diyor. Çerezci’nin dikkati çektiği tv- radyo vericisinin yol açtığı risk sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da gündeminde yer ediyor. ABD Oregon Üniversitesi’nden Dr. W. Morton yaptığı araştırmada Oregon radyo antenine yakın evlerde kanserin arttığını ortaya çıkarmıştı. Bir başka çalışma da Sidney’de Dr. Bruce Hocking tarafından yapılmış ve tv vericilerine 4 km.lik daire içerisinde oturan çocuklarda lenfatik löseminin yüzde 50 arttığı belirlenmişti. (Aksiyon ve Ankara Tabipler Odası)

SIHHATİNİZ DEĞERLİDİR. "KORUYUN."
 
Cebimizde Baz İstasyonu Taşıyoruz.
 
Evet, baz istasyonları zararlı diye karşı çıkıyoruz ama, cebimizde zararını önleyici tedbir almadan, EN AZ BAZ İSTASYONU KADAR TEHLİKELİ telefon taşıyoruz.
'Çocuklara cep telefonu vermek, onları esrara alıştırmak gibi'
 
Cep telefonunu çocuklara vermeyi bırakın, onların yanında bile cep telefonu kullanmamak lazım.

Küçücük bebekleri cep telefonuyla konuşturuyorlar. Anaokuluna giden çocuklar için üretilmiş telefonlar var. Hatta, dükkan dükkan dolaşarak, daha 8 yaşındaki çocukları için pembe cep telefonu arayan anne babalar var. Pembe yanaklı masum çocukların cep telefonu reklamlarında kullanılması milletçe savunma mekanizmalarımızı bozdu galiba, çocukların oyuncağı gibi görmeye başladık.

Çocuklardan cep telefonunu kesinlikle uzak tutmak lazım. Küçük çocuklar cep telefonlarıyla çok daha fazla radyasyon yutuyor. Adeta anten gibi radyasyonu çekiyorlar.

Çocuklara cep telefonu vermek, onları esrara alıştırmak gibi. Çok küçük yaşta sigaraya başlamak gibi. Çok küçük yaşta sigaraya başlanırsa kümülatif etki daha fazla olur. Küçük yaşta cep telefonuyla konuşmaya başlamanın kümülatif etkisi çok daha korkunç.
CEP EĞER FİLTRESİZ İSE...
 
Bundan 20 yıl sonra...... cep telefonu kullanmak çok tehlikelidir diyerek kullanılması yasaklanacak. Bir zamanlar sigaranın zararlarından bahsedilmeyip, duvar boyu reklamları yayınlanıp, şimdi yasaklanmaya başlanması gibi... Görelim
Elektromanyetik kirlilik artıyor.
 
8 Mart 2009 Prof. Dr. Şeker, yaptığı açıklamada, EM enerji kullanımının yaygınlaşmasının insan organizması için büyük bir risk oluşturduğunu ifade etti. EM alanlarının, kısa zamanda hissedilen baş ağrıları, göz-kulak yanmaları, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, uykusuzluk, gündüz uykulu dolaşma gibi rahatsızlıklara sebep olduğunu bildiren Prof. Dr. Şeker, ayrıca uzun sürede ortaya çıkabilen ve hücre yapısı ile vücudun koruma sistemini etkileyen biyolojik riskleri bulunduğunu kaydetti.












 
Bugün 10290 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol